Fuzuki’nin Şikayetname’sinde geçen bu smz 16.yüzyıl başlarındaki toplum yapısını, adalet ve hukuk anlayışını tasvir eden önemli bir sözdür.
Divan edebiyatımızın en büyük şairlerinden olan Fuzuli, iyi bir öğrenim görmüş, özellikle islam bilimleri, tasavvuf, İran edebiyatı konularında çalışmalar yapmıştır.Türkçe, Arapça ve Farsça divanlarında bulunan şiirleri, bu üç dili de çok iyi kullandığını, onların bütün inceliklerini kavradığını göstermektedir.Divanlarından söz sanatlarını en usta şekilde kullanmıştır.Şiirlerinin yanı sıra hekimlik dahil bir çok başka konularda da eserler vermiştir.
Şiirde “Fuzuli” adını alış sebebini Farsça “Divan”ının girişinde, “kendi şiirlerinin başkalarınınkilerle karşılaştırılması” olarak açıklar.İşe yaramayan, gereksiz gibi anlamlara gelen “fuzuli” sözcüğünün başka bir anlamı da “erdem”dir.Onun bu iki karşıt anlamdan yararlanmak amacını güttüğünü ileri sürenlerde vardır.
Fuzuli, Bağdat civarında fakir bir yaşam sürmüştür.Kanuni’ye yazdığı bir mektupta durumunu belirtmiş ve devlet hazinesinden kendisine maaş bağlanmasını istemiştir.Padişah, kendisine bir berat göndermiş ve bu beratta Fuzuli’ye maaş bağlanmasını istemiştir.Fuzuli, beratını alır almaz vakıf idaresine gitmiş ve beratın gereğinin yerine getirilmesini, günlük 9 akçelik maaşının ödenmesini istemiştir.Ne var k aradan haftalar, aylar geçmiş, ama Fuzuli maaşını alamamıştır.Tekrar tekrar vakıflara gitmiş ve sonuç alamayınca memurlara arasında geçen diyalogu ve uğradığı haksızlıkları Nişancı Paşa (Padişahın Genel Sekreteri) Celalzade’ye “Şikayetname” olarak yazmıştır.
“Selam verdim, rüşvet değil deyü almadılar.” ifadesi bu şikayetnamenin baş tarafında geçer.Fuzuli’nin “dedim, dediler” şeklinde aktardığı konuşma o dönemin yolsuzluklarını, ahlaka, İslam dininin özüne aykırı davranışlar sergilemesi bakımından önem taşımaktadır.
0 Responses to “Selam verdim, rüşvet değildir deyü almadılar”